Viagra'ya Alternatif Doğal Şifalı Bitkiler

Erkek Sağlığı - Viagra'nın cinsel güç konusundaki başarılarını hemen herkes tahmin edebilir. Ama tabi kendisinin kimyasal olduğu unutulmaması gerekir. İşte sırf bu yüzden akıllara doğal yöntemler gelebilir. Kereviz tohumu, banotu, rezene ve tabi ki fındık durmadan söylenen şifalı bitkiler... Bunların dışında bir çırpıda söylemek istediğimiz yeni bir bitki var. İsmi: demirdikeni.



Çin ve Hindistan’daki sayısız erkek, binlerce yıldan beri doğal çare olarak kabul ettikleri bitkileri hala unutacak gibi gözükmüyor. İlaç sanayinin son mucizesi viagra’nın şöhretinden önceleri, uzun süren ereksiyon vaat eden, cinsel dürtü sağlayan ve kısırlık sorununu defedeceğini söyleyen bitkiler pek bir popülerdi. İşte onlardan birkaçını sunmak gereği duyduk.

Bu enfes şifalı bitkiler, çok eski zamanlardaki doktorlar tarafından durmadan tavsiye edilirdi, tabi ki de erkeklerin seksüel problemleriyle savaşmaları için. Modern araştırmalar sonucu demirdikeni sperm sayısı ve spermlerin hareket edebilme yeteneği konusunda etkileyici olduğu belirtiliyor. Bunun yanında cinsellik içgüdüsünü artırıyor ve seksüel tatmin sağlıyor. Bütün bu etkileyici incelemelerden sonra, neticede viagra’nın doğal hali olduğu söyleniyor.Tabi Viagra kadar etkileyici olduğunu kimsenin söylemeye dili varmaz ama tabi en azından kimyasal değil.



Testosteron hormonunu reçetesiz artırma

Demirdikeni seksüel performansı birkaç tane sayabileceğimiz seks hormonlarıyla artırması mümkün. Bilim insanları bu şifalı otun doğrudan doğruya hipotalamusu uyardığına inanıyorlar. Bu olay seks hormonlarının seviyesinin korunmasına yardım eder, hani testosteron dediğimiz hormonda buna dahildir.

Makalenin tamamını "Viagra Alternatives" başlıklı makalede bulmak mümkün.

Yazının devamı için tıkla...

Çevre Dostu Süper Araba

Araba Nimeti - Dünyanın bugünkü nahoş halini söyleyip durmak, sizlerin başına kakmak niyetindeyiz çünkü, küresel ısınma var şurada burada. Etrafa salınıp duran karbondioksit vs. gazına karşı savaş vermeliyiz. Belli ki devam eden bu mücadeleden etkilenip tasarlanmak gereği duyulmuş; pedal sahibi bir süper araba var karşınızda! Üstelik bilinen ve binilen otomobillerden farksız bir halde, dört tane çevreciyi istediği yere götürebilir. İki teker bisikletler bu işi epey kıskanacak!


İnsanlar dolaşmayı düşündükleri zaman, artık akıllarına gelebilecek görüntüler bellidir ve pek değişmez bunlar. İşte kaslarımızla çalışan dört tekerler de bunlardan en yenisi. Amerika’daki “Woodward Hayali Gezintiler” hemen hemen bütün farklı çeşitte etkileyici araçlara imza atıyor. Üstelik içlerinden tasarlanan bazı araçlar fosil yakıtlar kullanmıyor, yani anlayacağınız havaya kirletici gazlar salmak gibi marifetleri bulunmuyor. Üstelik şunu da hesaba katalım, mesela dört tane tekerlek, dogsled işi pedallı 4 kişilik araba.

Geçen yıla oranla bazı şeylerin değiştiği söylenebilir. Mesela bu arabaların hepsinin sayısından bahsedilebilir. Elbette, akaryakıt fiyatlarının hesapları ortadayken, insanlara cazip geldiği apaçık anlaşılır. Geçen seneden beri durmadan sürülen tampon tampona arabalar var, yokuş aşağı sokaklarda işe yarıyor. Sabah 11:00 ile öğlen 15:00 gibi yollara düştükleri oluyormuş. Evet, onlar için caddelerde ayrı bir dünya var. Daha ne olsun!
Yazının devamı için tıkla...

Tarihi Futbol Topu

Tarihi Nimetler- Yıllarca peşinden koşup durduk topların. Onların sayesinde koşmayı ve oynamayı sevdik. Hem sonra takım ruhu, zafer nedir bir güzel öğrendik. Dahası ayaklarımızla sektirip etrafımızda toplananların bize hayran kalmalarını bekledik. Neler diyorum ben? Hey gidi meşin yuvarlak! Nereye baksam seni görüyorum..


1836 yılında, kimselerin aklında yokken Charles Goodyear, kauçukla sertleştirilmiş plastik patentini almış. Önceki topları düşündüğümüz zaman hemen hepsi belli hacme sahipti ve domuz derisinden yapılıyorlardı. Fazlaca düzensiz bir hali olan bu deriyi içeren toplarla kimsenin tahmin edemeyeceği bidolu gol! atılabilirdi çünkü, topun nereye gideceğini kimse pek anlamıyordu, dünyanın en iyi kalecisi Petr Cech’in bile kafasını karıştırabilirdi. Neyse ki, bütün bunlar 20. yüzyıla kadar sürdü ve iyi ki plastiği kullanmak kimilerinin aklına gelmişti.

1855 yılında Goodyear, günümüzde kullandığımız futbol toplarını tasarladı ve hazır tamamlamışken patentini aldı. Resimde gösterilen ise, bahsettiğimiz top. Kendisi Ulusal Futbol Holü (National Soccer Hall of Fame)’nde arzı endam ediyor.

Dünyanın ilk futbol topu Oneida Futbol Kulübünün oynadığı bir maçta yeşil sahalara kavuştu ve bir daha oradan ayrılmak istemedi. Sokak aralarında oynayacak halde değildi, ki hangi top asfalt üzerinde dolaşmak isterdi? Hem sonra Amerika’nın ilk organize takımı ile Boston İngiliz Okulunun takımı bir araya gelmişken durmak olmazdı. Diğer futbol maçlarını kıskandıracak olan bu maç, Boston Common’da oynandığı söyleniyor.

Her 7 Kasım’da, yapılacak başka bir iş kalmamış gibi bu maçın anısı tazelenir, dururmuş.

Yazının devamı için tıkla...

Pek Özel Dedektiflik Mesleği


Bir şüphe üzerine işe koyulan, ağaçların evlerin arkasına saklanıp duran dedektifler hemen herkesin peşine düşme heveslisidirler. Ufak bir ipucu için girmedikleri kılık, yapmadıkları numara kalmamıştır. İşe yarar hiçbir kanıt yakalayamadan günlerce çalışmak zorunda bile kalabilir. Şimdilerde gözle görülemeyen izleri yakalamakta bilim yardıma koşar ama tabi dedektiflik soru sormak gerektiğini durmadan söyler. Aklında bin tilki dolaşır.

Başkalarının en ufak bir bakışından, en küçük bir hareketinden bile endişe edebilecek insanlar tanıyorum. Bu gibi kimselerin içine su serpilmesi gerekiyor. Eskiden olsa mahallenin kadınlarından veya bakkallarından gerekli bilgi anında alınabilirdi. Tabi bu olasılık bittiği için geriye pek bir çözüm kalmıyor. Bir iki defa Müfettiş Gadget 'ı taklit etmek zorunda kalınıyor fakat pek aydınlatıcı bir veri elde edemiyor. İşte, kendi imkanlarıyla bu işi başaramıyorsan, özel dedektifler ne güne duruyor? Onlar, gerekli olan teknik cihazlarla her an göreve hazırdırlar. Gece görüşlü veya saatlerinin içine sakladıkları fotoğraf makineleri mi dersin, hiç bitmeyen “bipler” ile telsizler mi dersin, kalın güneş gözlükleri mi dersin? İşte özel soruşturmanız başlayabilir.


Gidip yüz yüze görüşmek zorundasınız. Hayır hayır, dedektiflerden de şüphelenmek zorunda değilsiniz, onlar sizin için çalışacaklar. Sizin kurbanınıza özel bir takip programı hazırlayacaklar. Elbette ki, vereceğiniz ev adresleri, fotoğraflar ve otomobil plakaları gibi bilgiler pek önemli. İşte sonrasında da olaylar gelişiyor. Yer tespitleri filan yapılıyor. Halka açık yerlerde durmadan gizlice bakılıyor. Beşinci gün bitiminde ise sonuçlar elinize ulaşıyor.


Özel dedektiflik hizmeti almadan önce dedektif derneği uyarıyor:

  • Ticari Firması veya Adresi olmayanlara dikkat ediniz.

  • Sözleşme yapmadan, ödediğiniz ücrete fatura almadan iş vermeyiniz

  • Firma yetkilisinin dışında başka hiç kimsenin banka hesabına para göndermeyiniz

  • Yapılacak işin süresini ve ücretini mutlaka sözleşmeye yazdırınız

  • İş yapacağınız firma hakkında dernekten bilgi alınız.


  • Bir de şöyle bir gerçek var: dedektifler öyle sadece gizemli şahıs takip edipte, onların peşinde kuyruk misali dolaşmak gereği duymazlar. (Ali İhsan Ilgazlı ismi bir çırpıda örnek verilebilir.) Ne iş olsa yaparım misali, ticari veya kamuoyu araştırmaları, çalıntı, kayıp, cinayet gibi uydurup duracağımız polisiye olayların peşinden sürüklenirler. Yoksa boşuna polisiye romanlarında baş karakter olmuyorlar. Bu arada yeri gelmişken söyleyelim, ilk dedektif öyküsünü ise, Edgar Allan Poe yazmak gereği duymuş.
    Yazının devamı için tıkla...

    Yaz Olimpiyat Oyunlarına Komik Bir Giriş


    Şu sıralar Çin’de yanıp duran bir olimpiyat meşalesi var. Kendisinin M.Ö. 776 ‘de yanmaya başladığına adımız kadar eminiz. O zamanlarda Yunanlıların sırf ısınmak için bunu yapmadıkları ortadaydı. Onlar tanrıları için türlü türlü oyunlar yapmak için can atıyorlardı. Yaza ait gündönümünü bekleyip sonrasında başlarlardı.

    İlk başlarda karşılaşmaların Olympia tapınağında yapılması düşünülmüştü. Tapınağın, Çin’deki hava kirliliğine sahip olmadığı apaçık meydandaydı. Ama olsundu, günümüzdeki oyunlar için çokca yatırım peşinde koşuluyordu. Mesela 11 yeni tesis kullanıma hazır hale gelinmişti. İşte, 90000 kişilik Olimpiyat Stadyumu’nu Herzog ve De Meuron tasarlamak gereği duymuşlardı. Laoşan Velodromu sırf bu olimpiyat için hazırlanmıştı. Pekin Atıcılık Salonu 9 bin kadarcık seyirci alıyor. Kürek, kano ve uzun mesafe yüzme yarışları için Şunyi Olimpik Kürek Parkı yapıldı. Özetle, Çin göz kamaştırıyor.

    Eskilere bakılırsa bu kadar masraf yapmaya ne lüzumu vardı. Bidolu spor dalı akla gelmemiş, sadece stad koşusu yapmakla yetinilmişti. Sırf bu yüzden olimpiyatların yapılması, Yunanlılara da pek anlamsız gelmiş, çok geçmeden başka başka yarışmalarda eklenmişti. Örneğin, ata sporumuz güreş, en uzun atlama, disk ve tabi ki cirit atlamayı sırayı bozmadan saymak mümkün. Bir de boks var tabi, Muhammed Ali duysa kimbilir nasıl da sevinir?

    Yarışmalar ilk gün süren "Olimpiyat andı" yüzünden bir türlü başlayamazdı. Bazı sporcular andı kısa kesmek veya playback yapmak isteseler de buna izin verilmezdi. Üstelik, bazı sporcuların aksanı bozuk olduğu için okunanlar sürekli tekrar edilir, haliyle müsabakalar ikinci güne kalırdı. Okunan veya okunamayan and ise şöyle:

    “Bu olimpiyat oyunlarına sporun zaferi ve takımlarımızın onuru için, gerçek sportmenlik ruhuyla, tüm kurallara saygı göstererek ve uyarak katılacağımıza bütün yarışmacılar adına söz veririm.”


    Pekin 2008 ‘de yarışması muhtemel 205 ülkeden 10 bin 500 sporcunun tek tek bunları söylemeyecek olmaları pek sevindirici olmalı. Neyse ki yarışmalar, bugünkü gibi iki haftaya yayılmaz, sadece ve sadece dördüncü günde tamamlanırdı. Bu dört gün içerisinde çok çok yorulan sporcular 4 yıl dinlenme fırsatı bulacaklardı. Çünkü zamanı Olympiad denilen 4 yıllık dönemlerle ölçmeye başlamak gereği duymuşlardı.
    Yazının devamı için tıkla...

    Friends

    Followers

    Fave This

    Erkekçil Copyright © 2009 Not Magazine 4 Column is Designed by Ipietoon Sponsored by Dezigntuts